Derinlerimde

Didem Madak – Sevi̇nçli̇ Kedi̇

08.09.2018
285
Didem Madak – Sevi̇nçli̇ Kedi̇

SEVİNÇLİ KEDİ

Zeyna durup güneşe baktı
Işık çubukları ve uzun beyaz bıyıkları birbirine karıştı
Zeyna’nın ağzı mı güneşti, yoksa güneşin bıyıkları mı vardı?
Çocuk ve Allah’tan sayfa çekip okudum Zeyna’ya
Gel zaman git zaman şiir falcısı olmuştum
Bay Keltoş gelecek bugün dedim,
Gelip göbeğinde dümbelek çalacak.
Birden içimde sevinçli bir gezegen keşfetmiştim
Muhtemelen hayat vardı.
Bir gün ithaflardan bir şiir kuracaktım
Beni maceralara sürükleyen ruhuma,
Eminönü’nden kokulu diye aldığımız
Ama kokusuz çıkan mumlara…
Şiir ithaf edecektim yerli yersiz herkese.
Hayatın karşısında ikide bir ayağa kalkması gereken sanıklara…
Bugün en tombul güvercinimdi benim zaman
Kırmızı ayaklarıyla kalbime konup sonra uçan
Bay Keltoş’a hayatımı anlatacaktım
Emekli bir yanardağ olduğum halde
Kendime karmen süsü verdiğimi,
Bütün gün esneyerek pencerede oturup,
Boing bilmem kaçı ile pike yapıp duran yaşlı pilotla kesiştiğimi
Gülveren bayanlar cemiyetinden ihraç edildiğimi,
Elmasoyanlara kabul bile edilmediğimi
Hepsini, hepsini anlatacaktım.
Noel Babalara satmak için diktiğim gömleklere
Hristo teyel yaptım gün boyunca
Zeyna etrafımda sevinçle dolaşıp duruyordu
Bu sayede evin iaşesi sağlanacak
Zeyna’ya bir miktar mama alınabilecekti.
Noel Babalar sakallı değil sakarlar, biliyor musun dedim Zeyna’ya
Tıraş olurken yüzlerini kesip bir paket pamuk yapıştırıyorlar esasında
Aslında kaymak gibi adamlar.
Zeyna sanırım tüm bu gevezeliğe katlanacak kadar neşeliydi.
Ateş püskürdüğüm falan yoktu, hayatımdan memnundum
Gel zaman git zaman şiir falcısı olmuştum
İadeli taahhütlü erişim sistemlerini kullanıyordum
Ruhumla lavlar arasında.
Sonunda kendime ait bir acısavar dili bulmuştum.
Buna kırmızı tırtıl dili bile diyebilirdiniz
Bir şiiri yaprak kabul edip utanmadan kıvrılıp duran ortasında.
Bay Keltoş on yıl hapislikten sonra
Göbeğinde dümbelek çalan ve kasımpatı alan bir adam olmuştu.
Saçları dökülmüş dişleri sağlam kalmıştı
On yıl demli çaylar içmiş ve merak etmişti beni.
Pet şişede şarap yapmış patlatmış
Yine yapmış ve yine patlatmış,
Bazı arkadaşları ölmüştü şarap daha olmadan.
Çay ve şarap gibi kırmızı şeyler içilmişti dışarıda da
Kan gibi kırmızı şeyler de dökülmüştü
Kriz patlamış, kira uyarlama davaları açılmış
Yüksek mahkeme içtihat da değiştirmişti.
Görülmek istemiş ve görülmüştük biz dışarıda
Alnımızda tuhaf damgalarla.
Omur aralarımıza sıkışmıştı maceralarımızın sinir uçları
Çok ağrılar omurdardı ruhumuzda
Bay Keltoş bazı sözleri tamamlamazdı…
Bilirdim bazı sözler var içeride.
Geceye doğru ilerledik el ele
Girmiştik bir kere karanlık bir tarikata
Çıkış yoktu.
Zeybek çalarsa hiç kaçırmaz
Lambada konusundaki tezimizi
“Onların ağırlığı kadar ağırlık atmışlığımız var”
Başlığıyla sunardık anında!
İddialıydık siyah göz yamaları kesmekte korsanlara
Fason üretim yapıyorduk
Dikiş makinelerimizden kıvılcımlar saçılırken.
Sence bu eski bir denizci şarkısı mı?
Winston balanced blue, balanceeeeeeeed, blueeee
– İzmaritlerden kopya çekmişsin sen
– Çekmedim
– Çekmişsin
– Bir kere ben kokoş sigarası içiyorum, ince uzun olanlardan
Şiir falı baktık
Hain karanlıklar devam etmekte
Çocuğum ikimiz kaldık”

 

Didem Madak – Sevi̇nçli̇ Kedi̇

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.